Yaşı 40 ve üzeri olanların sürekli olarak çocukları veya torunlarına her sene kar yağdığında bahsettikleri kıştır 1987 martı.. Benim de hatıratımda canlandığı kadarıyla o sene ılıman geçen Ocak ve Şubat ayları çocuk bünyemde hüsrana sebep olmuş ve sürekli olarak anne babamı ne zaman kar yağacak soruları ile sıkıştırmamla geçen bir sürece neden olmuştu. 1987 Şubat ayının son günlerinde sahil semtlerde kaldırım kenarlarında hafif bir örtüye neden olan soğuk sistem harici doğru düzgün kar yağmamış ve o umutsuzlukla Mart ayına merhaba demiştik. Takvim yaprakları 3 Martı gösteriyordu (o dönemler takvimsiz ve saatsiz ev olmazdı) TRT 1 haberlerinde Doğu Avrupa’ya kutuplardan inen ekstrem soğuk hava ve kar fırtınalarından kısaca bahsedilmiş ve dönemin karanlık siyasi atmosferine dair haberlere hızlıca geri dönülmüştü. Romanya’da kardan ilerlemekte güçlük çeken Sovyet yapımı araçları görüp şöyle bir iç çekmiş yine anne babamı sorularımla sıkıştırmaya başlamıştım ki annem sofrayı hazırlamak üzere mutfağa geçmiş ben de pencere kenarındaki yerimi almıştım. Gökyüzünde daha önce görmediğim garip simsiyah bulutlar vardı ve hem güney yönünden hem kuzey yönünden aynı anda yaklaşarak şehrin üstünü kapatmaktaydılar ki buna da çok şaşırmıştım çocuk aklımla. Akşam yemekler yenildi TRT 1 de dönemin Hava Durumu bülteninde ertesi günün (4 Mart 1987) 13 derece ve güneşli olacağını söyledikten sonra sofrayı toplamaya anneme yardım ettim ve biraz uyuduğumu hatırlıyorum. Uyandığımda yeniden hava durumu bültenine geçtiğini gördüm çok şaşırmıştım! Spiker aynı şu cümleleri aktarıyordu ; Balkanlar üzerinde meydana gelen basınç değişikliği nedeniyle İstanbul -2 derece ve yoğun kar yağışlı !! Evde bir sevinç havası ve çığlıklar eşliğinde apartmanı ayağa kaldırdım. Saat iyice geç olmuş ve yatma saatim çoktan geçmesine rağmen heyecandan uyuyamıyordum. Bir süre daha yatakta dönüp sürekli camdan baktıktan sonra uykuya dalmışım, gece bir patırtı ve gürültü ile uyanır gibi olsam da derin uykuda olduğumdan sabahın ilk ışıklarına kadar uyumuştum. Babamın anlattığına göre gece yarısı fırtına ile birlikte başlayan sağanak yağmur kısa sürede çok yoğun kar yağışına dönüşmüş ve babam benim uykumu bozmamak için beni uyandırmadan gidip yatmış uyumuş hain baba! Sabah olduğunda üst kat komşumuzun 1 gün önceden yıkayıp balkon demirlerine astığı halının penceremize vuruş sesi ile uyandım. Dışarıdan müthiş bir fırtına sesi geliyordu, hemen perdeyi açıp gördüğüm manzara karşısında şok olmuştum. Kar fırtına ile birlikte o kadar yoğun ve sık yağmakataydı ki yaklaşık 10 metre uzağımızdaki karşı komşumuz Ayşe teyzenin gecekondusu bile görünmüyordu. Anne babamı uyandırdıktan sonra yine cama koşup yağan karın güzelliğine seyre daldım. Takip eden saatlerde kar hiç durmadan yağmaya devam etti, sokaktan geçen greyder karları kenarlara attıktan yaklaşık 1 saat sonra kar yerde 10-15 cm birikim yaparak devam etmekteydi. O gün ve gece kar hiç durmadı tabi Orçun’da uyumadı, ertesi gün ve gece devam etti sonra ertesi gün.. 15 gün boyunca kar aralıklarla zaman zaman çok yoğun ve tipi şeklinde olmak üzere devam ettikten sonra şehri İstanbul’u terketti. O süreçte zaman zaman 1 metreyi bulan kar örtüsünde rahmetli babamla bata çıka onun sırtında gezdim dolaştım. Kimi günler meyve sandığından yaptığı kızakla beni saatlerce bıkmadan usanmadan bir aşağı bir yukarı çekti . Nisan ayının ilk günlerine kadar yerde kar kaldığını hatırlıyorum ki o dönemler Zeytinburnu’nda oturuyorduk kuzey ve yüksek semtlerde durum daha fenaymış. 1987 den sonra o kadar uzun süreli kış hiç olmadı İstanbul’da, bir kaç defa kar 50-60 cm kadar yağdı ama maksimum 3-4 gün kaldı yerde, ne kışların tadı var artık ne de İstanbul’un. O dönemlerin bende bıraktığı miras. Kar sevdası ve babamla birlikte yaşadığım değerli zamanlar oldu. Geçmiş güzellikteki kışları yeniden yaşamak dileklerimle…
1987 kışı
kar
kış
istanbul
This is the first post on my new blog. I’m just getting this new blog going, so stay tuned for more. Subscribe below to get notified when I post new updates.



